bindoğuzyüznoksanaltı

1996, sadece 21 yaşında olduğum için değil, erkin koray’ın bu şaheserini ilk kez dinlediğim için de muhteşem bir yıldı.

sanatçımız erkin koray, hayatının herhangi bir anında akrebin gözlerinin içine baktığını hissedenler için söylüyor: akrebin gözleri, akrebin, akrep.

teslim

Teletabi

dün gece, “ruhunu teslim etti” sözündeki inceliği düşündüm.

bir şeyi teslim etmek deyince aklıma “artık” senin olmayan bir şeyi ilgilisine bırakmak ve gitmek geliyor. cümle içinde kullanalım: “görevden alındın mayk, silahını ve rozetini teslim et.”

tabii bir de ruhun beden sahibine ait olup olmadığı konusu var.

“hayatını kaybetti” sözünde “ruhunu teslim etti” nahifliği yok mesela. kaybetmişsin de her an aramaya başlayabilirsin gibi bir durum söz konusu.

 

görselin kaynağı